6 Haziran 2015 Cumartesi

RABİA AYAZ-TOPLUMCU ŞİİR ZEVK VE ANLAYIŞINI ÖNE ÇIKARANLAR

   Konu anlatmada yapılacak ilk iş doğal olarak konu seçmekti. Hangi konuyu daha eğlenceli anlatırım diye düşündüm ve Toplumcu Şiir Zevk ve Anlayışını Öne Çıkanlar (1940-1960) konusunu seçtim. "Nasıl olacak,nasıl yapacağım?" diye kara kara düşünüyordum ki araştırma yaparken buldum kendimi. Dönemin özellikleri,şairler,şiirler derken sunumum kafamda canlanıyor,heyecan da bir o kadar artıyordu...
   Sunumum ve kullanacağım video hazırlamıştım,en kolay iş olarak düşündüğün ses kaydı uzun uğraşların,birçok denemelerin sonunda çok şükür istediğim gibi olmuştu. :)  Bütün bu uğraşların sonunda o büyük gün gelip çatmıştı...
 


  Sıra bana gelmişti... Elim,ayağım titriyor,kalbim atmıyor adeta bedenimden çıkarcasına çarpıyordu. Başak Hoca "Başlayabilirsin." dediğinde dua üstüne dua ediyor,nereden başlayacağımı bilemiyordum. Nihayet derin bir nefes aldım,perde açıldı ve artık sahnedeydim. :) Hal,hatır sorma faslından sonra dönem hakkında kısa bilgi verip şiir okuduğum ses kaydıyla giriş yaptım. Ses kaydını dinlerken bir yandan dua etmeye devam ediyor bir yandan dersi nasıl işleyeceğim konusunda içimden tekrarlar yapıyordum. :) Dersi anlattıkça kendime olan güvenim daha da artıyor,arkadaşlarımın da derse katılıp bana destek olmalarıyla heyecanımı kontrol altına almam daha da kolaylaşıyordu. Dersin  sonlarına doğru Rıfat Ilgaz'ın şiirlerinden derlenen ve bestelenen bir video izlettim.
 

   Genel bir tekrardan sonra sıra pembe kutunun içindeki oyuna gelmişti. :) Sınıfı gruplara ayırmıştım,bildikleri her soru karşılığında artı atıyorlardı. Oyunun sonunda tüm sorulara doğru cevap veren üç grup vardı. Sıra ödüle geldiğinde her öğrenci gibi sözlülerine yüz puan istiyorlardı. O kadar olmasa da kırk beş puan hanelerine yazdırmışlardı. Diğer derslerde onu yüze tamamladılar mı bilinmez ama ömrüm boyunca hiç unutulmayacak yirmi beş dakika, asla unutamayacağım anılarım kısmına adını altın harflerle yazdırmıştı bileeee . :)
    Ders planım istediğim gibi olmadı. Başak hoca sıkıcı bulmakta son derece haklı. :)
 
   Sıra teşekkür kısmına geldi. Belki okuyanlar için sıkıcı gelebilir ama adını anmadan geçemeyeceğim insanlar var. İzninizle:
   Öncelikle bana desteğini hiçbir zaman eksik etmeyen,mutluluğuma mutluluk katan annem,babam,ağabeyime...
   Dualarını eksik etmeyen akrabalarıma,dostlarıma,arkadaşlarıma...
   Başta "Sen öğretmenlik mesleğini seçmelisin." diyen ilkokul öğretmenim Ayşe Arıca'ya daha sonra bilgileriyle beni besleyen,hayatıma dokunan bütün öğretmenlerime...
   Lise yıllarında tanıştığım,Bolu'da beni bir an olsun yalnız bırakmayan müstakbel meslektaşım Elif Bedir'e (Kim demiş edebiyat sıkıcı bir derstir diye? Edebiyat dersini bir de bizden dinleyin :) )...
   Sunumumda yardımcı olan,hayatıma anlam katan herkese sonsuz teşekkürler!...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder